30 Yaş Sonrası ve Yerçekimine Dikkat !!!

Otuz yaşından sonra sporun önemi daha da artıyor.

Teknoloji çağı 2000 li yıllarda hareketsiz ve dengesiz beslenerek yaşamaktayız.Bu yaşam şekli her geçen gün fiziğimizin yağlanmasına, su ve kas kütlemizin azalarak sağlığımızın bozulmasına neden oluyor.
Bu yaşam şeklinin yanında olumsuzlukların start aldığı 30 yaş ve sonrası da dikkat çekiyor.
Nedir? bu 30 yaş diyeceksiniz
30 yaş, insan fiziğinde güç ve kuvvet gelişiminin tamamlandığı ve kaslarda deformasyon sürecinin başlangıcıdır. Kısacası zirvenin dönüşümüdür.
Kassal kuvvetin azalma sürecine girdiği bu yaşlar da, yer çekiminin de, olumsuz etkilerinin en belirgin bir şekilde hissedilmeye başladığı yaştır.
Çünkü; eğitimin, öğrenimin tamamlandığı, iş düzeninin, alım gücünün belli bir düzeye ulaştığı ve en önemlisi de aktivitelerin azaldığıdır.
30 ından sonraki yaşamını hareketsiz geçirenler Fit bir vücut yerine, Fat (yağlı) bir vücutla sağlık riskleri altında yaşıyorlar. Bu yaşlar yaşamın önemli bir dönüm noktası olduğu gibi fizyolojik yapıdaki gelişiminde dönüm noktasıdır.

Bilimsel olarak da insanlarda kassal kuvvet’in yaşla paralel gelişimi şöyle açıklanıyor; Kassal kuvvet artışı 12 yaşından, 19 yaşına kadar vücut ağırlığı ile paralel bir şekilde artar. 19 yaşından 30 yaşına kadar kuvvet artışı yavaşlayarak devam eder.
30 dan, 60 yaş aralığında da her yıl, 500 gr. kas yağa dönüşür.
Buna bağlı olarak da trend tersine döner, kas kuvvetinde azalma süreci başlar. Yaş ilerlemesine bağlı deformasyonun yanında, bir de yerçekimi var. Yerçekiminin etkisiyle kaslar, kendini bırakıyor, sarkma ve gevşeme oluyor.
Fitness ve egzersiz yapmayan, her insanda yer çekimine karşı, fiziksel deformasyon oluşuyor.
Egzersiz yapmayanların, daha çok şu kaslarında sarkma ve gevşeme görülüyor;
Göğüs kasları, Mide ve karın, kol altı kalça ve popo düşüklüğü, Omuz düşüklüğü, Duruş (postür) bozukluğu gibi deformasyonlar görülmektedir.
Vücut kasları, Yer çekimine karşı ters reaksiyon hareketlerle, egzersiz ve fitness yapmadığı sürece kaslarda oluşan deformasyonlar sarkma ve gevşemelerle beraber güç kaybı kaçınılmaz olur.

Yaşın ilerlemesi tabiî ki durdurulamaz, ama onun getirdiği olumsuzlukları durdurmak yaşam şekli ile mümkündür.

Cinsiyet ayırmaksızın oluşan bu olumsuzlukları ancak düzenli egzersiz ve fitness yaparak düzeltmek ve ileriki yıllarda da sağlıklı ve fit kaslara sahip olmak mümkündür.
Kas kaybı ve sarkmalardaki sorun, yaşın ilerlemesi ve yerçekiminden ziyade, asıl sorunun kasların antrene olmamasındandır. Yani kasların çalıştırılmamasındandır!

30 yaşından sonra egzersiz yapmak, kaslardaki deformasyonu önlemek ve sağlık risklerine maruz kalmadan sağlıklı yaşamak için daha da önem kazanıyor.

Mustafa Ergen